2026–2027 ön kayıtları açık. 1. sınıfta 4 yer kaldı.Başvuru formu

Birinci sınıfa başlarken: ilk altı hafta neler olur?

Okulun ilk günü bir gün değil, altı haftalık bir süreç. On iki yıldır birinci sınıf okutan öğretmenimiz, bu haftalarda evde ve okulda neler olduğunu anlatıyor.

Sarı sırt çantalı bir kız çocuğu annesiyle el ele okulun kapısına yürüyor

On iki yıldır birinci sınıf okutuyorum ve her eylül aynı soruyu duyuyorum: "İlk gün ağlarsa ne yapalım?" Cevabım hep aynı: ilk gün değil, ilk altı hafta önemli. Okula uyum bir sabahta olup biten bir şey değil; çocuğun yeni bir yere, yeni bir ritme ve yeni insanlara güvenmeyi öğrendiği bir süreç. Bu yazıda o altı haftada sınıfta neler olduğunu ve evde size düşen küçük ama etkili işleri anlatmak istiyorum.

Birinci hafta: yer, yüz ve kural

Millî Eğitim Bakanlığı birinci sınıflar için okullar açılmadan önce bir uyum haftası uygular. Biz Ada'da bu haftayı sınıfı, bahçeyi, tuvaleti, mutfağı ve yemekhaneyi tanımaya ayırıyoruz. Çocuklar ilk günlerde dersten çok yer öğrenir: çantamı nereye asarım, su içmek istersem kime söylerim, tuvalete giderken kapıdaki karta ne yapmam gerekir?

Bu hafta sınıf kurallarını da birlikte yazıyoruz. "Koridorda koşmayız" yerine "Koridorda yürürüz" gibi, yapılması gerekeni söyleyen cümleler seçiyoruz. Kuralları çocuklar resimliyor ve panoya asıyoruz. Kendi elleriyle yazdıkları kurala uymak, öğretmenin koyduğu kurala uymaktan çok daha kolay.

Ağlama olacak mı? Muhtemelen.

Kapıda ağlayan çocuk kötü bir başlangıcın işareti değildir. Ayrılık kaygısı bu yaş için beklenen, geçici bir durumdur ve çoğu çocukta ikinci ya da üçüncü haftada belirgin biçimde azalır. Deneyimlerimizden size önerebileceğim üç şey var:

  • Vedalaşmayı kısa tutun. Sarılın, "Öğleden sonra kapıda olacağım" deyin ve gidin. Kapıda uzayan vedalar kaygıyı büyütür.
  • Söz verdiğiniz saatte orada olun. İlk haftalarda çıkışta birkaç dakika gecikmek bile çocuğun ertesi sabahki güvenini sarsabilir.
  • Gizlice kaçmayın. Çocuk sınıfa daldığı anda sessizce çıkmak o sabahı kolaylaştırır ama ertesi gün "annem yine kaybolacak mı?" sorusunu doğurur.

Sınıfta iki öğretmen olmasının en çok işe yaradığı haftalar bunlar. Biri grubu oyuna ya da şarkıya başlatırken diğeri kapıda zorlanan çocukla birkaç dakika ayrı kalabiliyor. Gün içinde çocuğunuz hakkında kısa bir mesaj almak isterseniz söylemeniz yeterli.

İkinci ve üçüncü hafta: sesler başlıyor

Okuma yazma çalışması ilk sesle birlikte başlar. Türkiye'de ilkokulda ses temelli cümle yöntemi kullanılıyor ve 2017'den bu yana yazı öğretimi dik temel harflerle yapılıyor. Yani evde çocuğunuza bitişik eğik yazı göstermenize gerek yok; okulda öğrendiği harf biçimleriyle ilerlemesi en sağlıklısı.

Bu haftalarda çocuklar sesi duymayı, harfi tanımayı ve kalemi doğru tutmayı aynı anda öğreniyor. Bazı çocuklar için kalemi tutmak sesi öğrenmekten daha zordur. Sınıfta kil, oyun hamuru, makas ve boncukla ince motor çalışmaları yapıyoruz. Evde de mutfakta hamur yoğurmak, mandal takmak, kâğıt yırtmak bu kaslara iyi gelir.

Okumayı öğrenme hızı çocuktan çocuğa çok değişir. Komşunun çocuğu ekimde okuyor diye telaşlanmayın; bizim için önemli olan çocuğun kendi temposunda ve severek ilerlemesi.

Dördüncü hafta: yorgunluk

Pek konuşulmayan bir gerçek: birinci sınıf yorucudur. Altı saatlik bir okul günü, saatlerce oturmak, yeni kurallar ve kalabalık bir sınıf çocuğun enerjisini tüketir. Dördüncü haftaya doğru birçok aile "akşamları çok huysuz" der. Bu genellikle bir sorunun değil, yorgunluğun işaretidir.

Bu dönemde akşamları sade tutun. Okul çıkışı hemen bir kursa ya da kalabalık bir ortama gitmek yerine eve dönmek, bir şey yemek ve serbestçe oynamak çocuğun dinlenmesine yardım eder. Uyku saatini erkene çekin; altı-on iki yaş arası çocuklar için önerilen uyku süresi gecede dokuz ila on iki saattir.

Beşinci ve altıncı hafta: sınıf bir grup olur

Altıncı haftaya geldiğimizde sınıfta gözle görülür bir değişiklik olur: çocuklar birbirini adıyla çağırır, kimin hangi oyunu sevdiğini bilir, yeni gelen bir öğretmeni sınıfa kendileri tanıtır. Bizim sınıfta bu, sınıfın kendi şarkısını yazdığı haftadır. Müzik atölyesinde Ozan Öğretmen'le birlikte bestelenen şarkı yıl boyunca sabah çemberinde söylenir.

Bu haftalarda ilk veli buluşmasını da yapıyoruz. Her çocuk için gözlemlerimizi paylaşıyor, sizden evdeki durumu dinliyoruz. Uyum sürecinde zorlanan bir çocuk varsa rehber öğretmenimizle birlikte küçük bir plan yapıyoruz.

Evde size düşenler: kısa bir liste

  • Sabahları acele etmeyin: hazırlık için yeterli zaman çocuğun güne sakin başlamasını sağlar.
  • "Bugün okulda ne yaptın?" yerine daha somut sorular sorun: "Öğle yemeğinde kimin yanına oturdun?", "Bahçede en çok neyle oynadın?"
  • Çantayı birlikte hazırlayın ama sorumluluğu yavaş yavaş çocuğa bırakın.
  • Öğretmenle aranızdaki iletişimi çocuğun önünde olumlu tutun. Bir endişeniz varsa bize doğrudan yazın.
  • Her akşam on beş-yirmi dakika birlikte kitap okuyun; okumayı öğrenmeden önce de, sonra da.

Altı haftanın sonunda çoğu çocuk okula koşarak gelir. Gelmeyen olursa da endişelenmeyin; bazı çocuklar için bu süre biraz daha uzun sürer. Önemli olan, o süreyi birlikte ve acele etmeden geçirmek.

Paylaş WhatsApp LinkedIn X Facebook
Yazar

Deniz Karaca

Öğretmenler odası · Ada İlkokulu

Yazılar sınıf öğretmenlerimiz ve rehber öğretmenimiz tarafından, sınıflarda gördüklerimize dayanarak yazılır.