Evde okuma alışkanlığı: her akşam yirmi dakika

Okuma alışkanlığı tek bir büyük kararla değil, her akşam tekrarlanan küçük bir saatle kazanılır. İkinci sınıf öğretmenimizden evde okumayı kolaylaştıran pratik öneriler.

Akşam lambası altında baba ve oğlu kanepede birlikte kitap okuyor

Sınıf kütüphanemizde dört yüz kitap var ve ikinci sınıftaki her çocuk yıl içinde en az kırk tanesini okuyor. Velilerle konuştuğumda bu sayı hep şaşkınlık yaratıyor: "Bizimki evde elini kitaba sürmüyor." Çoğu zaman sorun çocukta değil, okumanın günün içinde bir yerinin olmamasında. Bu yazıda evde okumayı bir ödev olmaktan çıkarıp akşamın sıradan bir parçasına dönüştürmek için sınıfta ve ailelerle denediğimiz yöntemleri paylaşıyorum.

Neden her akşam, neden yirmi dakika?

Okuma, düzenli tekrarla gelişen bir beceri. Haftada bir kez bir saat okumak, her akşam on beş-yirmi dakika okumaktan çok daha az işe yarar. Kısa ve düzenli okuma hem kelime dağarcığını hem de okuma akıcılığını büyütür; üstelik çocuk için ulaşılabilir bir hedeftir. Yirmi dakika bir çizgi film bölümü kadar; "bitmeyecek" bir iş gibi görünmez.

Birinci ve ikinci sınıfta bu yirmi dakika dışında ev ödevi vermememizin nedeni de bu. Akşamları sınırlı bir zaman var; o zamanı okumaya ayırmak, birçok çalışma kâğıdını doldurmaktan daha değerli.

Okumanın bir yeri ve saati olsun

Alışkanlık bir saate ve bir yere bağlandığında kolaylaşır. Yemekten sonra, banyodan sonra ya da yatmadan önce; hangi saat olursa olsun her gün aynı olsun. Evde rahat bir köşe, iyi bir lamba ve birkaç kitabın durduğu alçak bir raf yeterli. Kitapların kapağı görünecek şekilde durması çocuğun kendi seçimini yapmasını kolaylaştırır.

  • Okuma saatinde televizyon kapalı, telefonlar başka odada olsun; bu sizin için de geçerli.
  • Çocuğunuz kendi okuyabiliyorsa bile bir süre birlikte okumaya devam edin: bir sayfa siz, bir sayfa o.
  • Okuma saatini bir ceza ya da ödülle bağlamayın. "Okumazsan tablet yok" cümlesi okumayı bir angaryaya çevirir.

Hangi kitap?

Çocuğun kendi seçtiği kitap, sizin seçtiğiniz "faydalı" kitaptan daha çok okunur. Çizgi roman, bilgi kitabı, hayvan ansiklopedisi, tekerleme kitabı; hepsi okumadır. Sınıfta çocuklara kitap seçerken "beş parmak kuralı"nı öğretiyoruz: bir sayfayı açın, bilmediğiniz her kelime için bir parmak kaldırın. Beş parmak kalkıyorsa kitap şimdilik zor, bir iki parmak kalkıyorsa tam yerinde.

Yerel kütüphaneler bu konuda en iyi dostunuz. Bursa'daki halk kütüphanelerinde çocuk bölümleri var ve üyelik ücretsiz. Ayda bir kez kütüphaneye gitmek, çocuğun kitapla ilişkisini evdeki raftan daha fazla genişletir.

Çocuklar okumayı, okuyan yetişkinleri izleyerek de öğrenir. Akşamları elinizde bir kitapla oturduğunuzu görmek, söyleyeceğiniz her sözden daha etkilidir.

Okuduktan sonra: soru sormak ama sınav yapmamak

Okuma bittiğinde "Ne anladın, anlat bakalım" diye sormak çocuğu sınavdaymış gibi hissettirebilir. Bunun yerine sohbet açan sorular deneyin:

  • "Sen olsaydın ne yapardın?"
  • "Bu kitaptaki hangi karakter sana benziyor?"
  • "Sence hikâye başka nasıl bitebilirdi?"
  • "Bu kitabı kime önerirdin?"

Bazı akşamlar soru sormadan kapatın. Her okumanın bir çıktısı olmak zorunda değil; bazen bir hikâyenin keyfi yeterlidir.

Okumakta zorlanan çocuk

İkinci sınıfta okumakta zorlanan çocuklar genellikle okumaktan kaçar; çünkü zor ve yorucu bir işi kimse sevmez. Bu çocuklar için kısa, büyük puntolu ve resimli kitaplarla başlayın. Okumayı siz yapın, çocuk yalnızca tekrarlayan bir cümleyi ya da kendi seçtiği kelimeleri okusun. Başarı duygusu, okuma süresinden daha önemlidir.

Harfleri sürekli karıştırma, satır atlama ya da okuduğunu hiç anlatamama gibi durumlar sürüyorsa öğretmenle konuşun. Ada'da iki öğretmenli sınıf yapısı, böyle bir çocukla her gün kısa bir birebir okuma saati planlamamıza imkân veriyor; gerekirse rehber öğretmenimizle birlikte bir uzmana yönlendirme yapıyoruz.

Kısa bir başlangıç planı

  1. Bu hafta okuma için bir saat ve bir köşe belirleyin.
  2. Çocuğunuzla birlikte kütüphaneye ya da kitapçıya gidin; seçimi ona bırakın.
  3. İlk hafta yalnızca on dakika okuyun, sonra süreyi yavaşça artırın.
  4. Bir ay boyunca her akşam okuduğunuz kitabın adını buzdolabındaki bir kâğıda yazın.

Ayın sonunda o kâğıda birlikte bakın. Çoğu çocuk için listedeki kitap sayısını görmek, en güçlü motivasyon olur.

Paylaş WhatsApp LinkedIn X Facebook
Yazar

Elif Yazıcı

Öğretmenler odası · Ada İlkokulu

Yazılar sınıf öğretmenlerimiz ve rehber öğretmenimiz tarafından, sınıflarda gördüklerimize dayanarak yazılır.